Engelsiz Kent-Engelsiz Turizm Sempozyumu Sona Erdi

İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun iş birliğiyle Antalya Belek’te düzenlenen Engelsiz Kent-Engelsiz Turizm Sempozyumu’nun sonuç bildirgesinde, “turizm tesislerinin, bütün özür gruplarının ihtiyaçları dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiği” belirtildi.

Maritim Pine Beach Belek Otel’de 16 Mayıs’ta başlayan sempozyumun son gününde, engelsiz turizm için yapılması gerekenlerin yer aldığı sonuç bildirgesi oluşturuldu.

Bildirgede, engellilerin kullanabileceği yeterli toplu ulaşım aracı bulunmadığı, kentin veya beldenin tarihi turistik alanlarında müze ve ören yerlerindeki tuvalet, telefon kulübeleri ve benzeri araç park etme yerlerinde engellilere ayrılan yerlerde uygun işaretler bulunmadığı vurgulandı. Bildirgede ayrıca, ülkeye giriş yapan konukların, sınır kapılarında işlemlerini kolayca yaptırabilecekleri mekansal düzenlemelerin özürlüler için yeterli olmadığı belirtildi.

Engelsiz kent, engelsiz turizm kapsamındaki tesislerinin bazılarının bütün engel gruplarını kapsadığına dikkatin çekildiği bildirgede, turistlere hizmet veren hastane, sağlık ocağı, karakol gibi kamu binalarında engellilerin bu hizmetlerden faydalanmasına dönük donanımların yetersiz olduğu kaydedildi.

Sorun yaşayan özürlülerin başvurabileceği özel birim ve mekanların bulunmadığına değinilen bildirgede, turizm tesislerinde özürlüler için ayrılan odaların ihtiyaçları karşılayacak düzeyde bulunmadığı vurgulandı.

Turizm alanlarında hizmet veren her düzeydeki görevlilerin engellilere yönelik farkındalık eğitimlerine ihtiyaç bulunduğu ifade edildi.

Turizm tesislerinin belgelendirilmesine ve niteliklerine ilişkin yönetmelikte 80 oda ve üzerinde olan oteller ile tatil köylerinde toplam oda kapasitesinin ancak yüzde 1’i oranında özürlü kişiler için oda bulundurulması yükümlülüğü olduğu, bu nedenle 300 odalı konaklama merkezlerinde bile engellilere uygun oda sayısının 3’ü geçmediği için grup halinde gelen engellilerin ağırlanamadığı kaydedildi.

Engelliler için ayrılan odaların bir bölümünün ise ihtiyaçları karşılayacak düzeyde olmadığı belirtilen bildirgede, ilgili yönetmelikte odaların yanında, tesislerin girişi, genel tuvaletler, yeme-içme ünitesi, mola noktası, temalı parklar ile eğlence merkezlerinde de bedensel engellilerin kullanımına uygun düzenlemeler yapılması gerektiği belirtilmişse de bunlara hiç uyulmadığı ya da yeterli düzeyde düzenleme yapılmadığı bildirildi.

ÖNERİLER

Bildirgede, “engelsiz kent-engelsiz turizm” konusunda önerilerde de bulunuldu.

“Seyahat endüstrisi pazara açılmak için bir yandan fiziki ve sosyal alanda örgütlenmek ve bir yandan da belli yatırımları göze almak durumundadır” ifadesine yer verilen bildirgede, şunlar kaydedildi;

İşletmelerin kapı ve koridorlarının ölçülerinin tekerlekli sandalye kullanıcıları için uygunluğu, binalar içinde yüksek katlara veya seviyelere çıkışlarda rampalar veya asansörler bulundurulmasından, alarm ve güvenlik sistemlerinin işitme ve görme engellilere göre dizayn edilmesi gibi pek çok alanın daha kullanışlı hale getirilmesi mümkündür. Diğer yandan, işletmelerin yapacağı bazı basit ve kolay düzenlemeler de vardır. Bugün birçok özürlü kişi, seyahate çıkarken, tam donanımlı ya da eksiksiz işletme şartı aramamakta ve eksikliklere rağmen temel bazı noktalarda kendilerine uygun düzenlemeleri seyahatleri için yeterli görebilmektedir.

Kuşkusuz birçok düzenleme ve donanım gereksiniminin yatırımcı için bir maliyeti olacaktır. Bununla beraber, bu uzun vadeli yatırımın, doğru pazarlama ve tanıtım koşullarında kar olarak geri döneceğine yatırımcıların ikna edilmesi gerekmektedir. Bu ikna sürecinde kamunun, Kültür ve Turizm Bakanlığının öncü rol üstlenebileceği düşünülmektedir. ”

Kültür ve Turizm Bakanlığının konuya ilişkin yönetmeliğinin engelliler açısından yalnızca en az 80 odası olan otel ve tatil köylerini kapsadığı, diğer turistik tesisleri kapsam dışında tuttuğu, yönetmeliğin tüm turizm belgeli işletmeleri kapsayacak biçimde düzenlenmesi ile yönetmelik dışında kalan işletmelerin de engellilere hizmet verir hale getirilmesi ve yatak kapasitesinin otelin yatak sayısının yüzde 10’u olarak belirlenmesi, oda kısıtlamasının kaldırılması şeklinde mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği kaydedildi.

“ODA SAYISI TALEBİ KARŞILAYACAK DÜZEYDE DEĞİL”

Otellerde engelliler için mevcut oda sayısının talebi karşılamaya yetecek düzeyde bulunmadığı vurgulanan bildirgede, bu nedenle yönetmelikte belirtilen yüzde 1 oranının artırılmasıyla, engellilerin pazarından çok daha fazla pay alınabileceği düşünüldüğü, bu oranın yüzde 5-10’a çekilmesi gerektiğinin görüldüğü ifade edildi.

Bildirgede, yeni yapılacak tesislere yıldız verilirken, sağlık, termal hizmeti vermek üzere kurulacak otellerin engelliler için ayrılan oda sayısının toplam oda sayısının yüzde 10’u olması gerektiği şartının “muhakkak aranması” önerildi. Bu otellerin de özel teşvik kapsamına girmesinin ilan edilmesi gerektiği bildirildi.

Hastanelerin konaklama hizmetlerini karşılayan tesislerde özürlü kişiler için oluşturulan oda sayısının da en az yüzde 10 ve üzeri oranda olması gerektiğine işaret edilen bildirgede, “Turizm tesisleri bütün özür gruplarının ihtiyaçları dikkate alınarak düzenlenmelidir” ifadesine yer verildi.

Turizm işletmelerinin Kültür ve Turizm Bakanlığının denetleme uzmanları tarafından kontrol edilmesinin zorluğundan yola çıkılarak bakanlık tarafından sertifikalandırılmış kişilerden oluşan “Turizm Gönüllü Fahri Müfettişliği” sıfatı ile bir yapılanmaya gidilebileceği görüşüne yer verilen bildirgede, ayrıca Bakanlık Eğitim ve Araştırma Müdürlüğünce otel ve restoran gibi turistik işletmelere, engelli pazarının potansiyeline yönelik bir eğitim çalışması verilmesi tavsiyesinde bulunuldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığının, turistik işletmelerin engellilere yönelik sundukları ürünleri geliştirmelerini teşvik amacıyla bu işletmelere özel sertifika ile yalnız engellilere yönelik hizmet vermek amacıyla yapılan işletmelere özel yatırım teşvikleri de verilebileceğine işaret edildi.

“ÖZÜRLÜLERE EN İYİ HİZMET VERENE ÖDÜL”

Bildirgede, şu önerilerde bulunuldu;

– Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TÜRSAB Engelsiz Turizm Komitesi iş birliğiyle, her yıl özürlü kişilere en iyi hizmeti veren işletmelere özel ödül verilebilir. Bu turizm işletmelerinin ulusal ya da uluslararası medyada tanıtılması, bu sektöre yönelik hazırlanmış broşür ya da kataloglara girmesi sağlanabilir.

– Kültür ve Turizm Bakanlığınca yalnızca bu özel pazara yönelik ürünleri içeren broşür, CD gibi tanıtım materyalleri üretilebilir.

– Engelli odalarının bulunduğu otel kapılarında TÜRSAB ya da Kültür ve Turizm Bakanlığından onaylı uyarı levhasının olması yararlı olacaktır.

– Engellilerin oluşturduğu turizm pazarına girmek isteyen bölge ve beldelerin de bu alanda yapabilecekleri birçok iş vardır. Bunların başında engellilerin kullanabileceği toplu ulaşım araçlarının bulundurulması, kentin veya beldenin görülmeye değer yerlerinin, müze ve ören yerlerinin engellilere uygun şekilde dizayn edilmesi, engellilere yönelik serbest park etme imkanları, uygun işaretlendirmeler, hastanelerin engellilere uygun hale getirilmesi, sorun yaşayan engellilere başvurabileceği birim ve mekanların organize edilmesi gibi düzenlemeler bu pazarın kapılarını o bölgeye açabilecektir.

Kültür ve Turizm Bakanlığının, kamu kuruluşlarını, yatırımcıları, işletmeleri bir araya getirip, sektöre yönelik çalışmaların yapılacağı birlikteliğe birleştirici unsur olarak öncülük yapması gerektiğine işaret edilen bildirgede, BM engelli haklarına ilişkin sözleşmede belirtilen “Evrensel tasarım ve Türk Standartları Enstitüsünün” bu alandaki temel ilkelerinin hayata geçirilmesi konusunda sıkı denetim yapılması gerektiğine de değinildi.

Bildirgede, konuyla ilgili getirilen düzenlemeleri süresi içerisinde yerine getirmeyen kişi ve kurumlara karşı işlevsel düzeyde hak arama yolları oluşturulması ve geliştirilmesine destek sağlanması gerektiğine de dikkat çekildi.

Engelsiz kent-engelsiz turizm alanında yürütülen çalışmaların etkili ve verimli bir biçimde sürdürülebilmesi için konuyla ilgili ulusal düzeyde “eylem planı” hazırlanması gerektiğine yer verilen bildirgede, şunlar kaydedildi;

– Tesislere tatil ve dinlenme için gelen bütün engellilerin (zihinsel, spastik ve diğer engel grupları) -aileleri bakıma muhtaç yakınları için- tesislerde (otel, motel, restoran) bakım destek üniteleri ve rahatlama odaları kurulmalı. Bu ünitelerde profesyonel meslek elemanları bulunmalı..

– Sahil, havuz gibi yerlere tüm engellilerin ulaşabileceği ve kullanabileceği şekilde düzenekler tesis edilmeli..

– 5378 sayılı Özürlüler Kanunu’nun 3. maddesinde, ilgili kurum ve kuruluşlara 7 yıl süre tanınmıştır. Bu süre 5 Temmuz 2012 tarihinde bitecektir. Kalan 14 aylık süre için belediyeler, başladıkları hizmetlerin hızlandırılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşları uyarmalıdır.

– Şehirlerin ana yaya arterleri ve meydanları gibi kamuya açık alanlarda yapılacak genel tuvaletlerin planlanmasında engellilerin kullanımına uygun standartlarda ve ihtiyaç duyulan donanımları gösterir tasarım ve projelendirme örneğinin Türkiye Belediyeler Birliği, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, ilgili sivil toplum kuruluşları ve Türk Standartları Enstitüsünce geliştirilmesi ve standart tarifi ve model olarak kullanılmasını teminen üst birliğe bağlı belediyelere dağıtılması sağlanmalıdır.

– Engellilere ait yapılacak düzenlemelerde veya yeni inşa edilecek yapı ve mekanlarda proje aşamasından, kesin kabulüne kadar olan kısmında onay komisyonunda tüm gruplarından temsilci olmalıdır.

Yorum yapın