Kulak çınlaması, artık kabus olmaktan çıkıyor!

Gece yattığınızda bir türlü geçmeyen, uykuya dalmanızı zorlaştıran ve dikkati toplamakta güçlük çekilmesine yol açan kulak çınlaması, artık kabus olmaktan çıkıyor.

Kulağa lazerle biyo-uyarıcı etki oluşturularak yapılan ve son bir yıl içinde 2 bin 500 hastanın bin 800’ünde kesin sonuca ulaşılan ”Quantum Lazer” terapisiyle kulak çınlaması sorununun çözümünde yüzde 75’lik başarı sağlanıyor.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Devranoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gün içinde zaman zaman görülen kulak çınlamasının önemli olmazken, 24 saat boyunca devam eden ve kronik hale gelen kulak çınlamasının sorun olabildiğini söyledi.

Halk arasında kulak çınlaması olarak adlandırılan ”Tinnitus”un gerçekte dışarıdan gelen bir sesli uyaran olmadan hastanın ses algılaması olarak tanımlandığını belirten Devranoğlu, bu sesin değişik tonlarda ve özelliklerde olabildiğini ifade etti. Devranoğlu, hastaların bu sesleri kimi zaman bir çınlama sesi gibi duyarken, kimi zaman uğultu, rüzgar sesi veya bir makinenin çalışma sesi gibi tarif edebildiğini anlatarak, bunların hepsinin ”Tinnitus” olarak kabul edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Tinnitus rahatsızlığının önemsiz görünse de zaman zaman çok ciddi hastalıkların habercisi olabildiğini belirten Devranoğlu, erken tanı ve doğru tedavi ile önemli hastalıkların eşiğinden dönmenin mümkün olduğunu ifade etti.

”TÜRKİYE’DE 5 MİLYON KİŞİNİN KULAĞI ÇINLIYOR”
Devranoğlu, kulak çınlaması şikayetinin görülme sıklığının yüksek olduğunu dile getirerek, ”Türkiye’de 5 milyon kişi kulak çınlaması rahatsızlığıyla yaşıyor. Dünya nüfusunun ise üçte biri kulak çınlaması şikayetiyle doktora müracaat ediyor, yaklaşık 2-2.5 milyar insanın kiminde az kiminde dayanılmaz bir çınlama görülüyor” diye konuştu.

Kulak çınlamasının 14-85 yaş arasındaki herkeste karşılaşılabildiğini belirten Devranoğlu, kadınlarda görülme sıklığının erkeklere oranla daha yüksek olduğunu söyledi. Devranoğlu, ıslak saçla dışarı çıkılmasının hava akımıyla birlikte kulakta bir kireç tabakasının oluşmasına yol açtığını anlatarak, ”Menopoz dönemi de kadınlarda çınlama sorunu meydana getirebiliyor. Sakız çiğnemek, kasları çalıştırdığı ve çok iyi bir fizik tedavi yöntemi olduğu için herkese günde en az 1 saat sakız çiğnemesi öneriliyor” dedi.

ALERJİ, ENFEKSİYON YA DA TÜMÖR ETKEN OLABİLİYOR
Prof. Dr. Devranoğlu’nun verdiği bilgiye göre, kulak çınlaması bir hastalık olması yanında bazen de başka hastalıkların belirtisi olarak çıkabiliyor. Bunların arasında kafatası tümörleri, dolaşım bozukluğu, damar rahatsızlıkları ve kireçlenme yer alıyor. Bu yüzden muayene ve testlerin ihmal edilmemesi ve kulak çınlamasının başka hastalıkların habercisi olup olmadığının öğrenilmesi büyük önem taşıyor.

Enfeksiyon, kulak zarında delinme, orta kulakta sıvı birikmesi, orta kulaktaki kemiklerin eklem yerlerinin sertleşmesi, baş ve boyun bölgesindeki damar genişlemeleri (anevrizma), denge ve işitmeyi sağlayan sinirden kaynaklanan bir tümör (akustik nörinom) ve işitme kaybı kulak çınlamasına yol açabiliyor.

Bunların dışında alerji, yüksek veya düşük tansiyon, tümör, şeker hastalığı, tiroid problemleri, baş ve boyun bölgesine gelen darbeler, bazı romatizma ilaçları, kimi antibiyotikler ve sakinleştirici ilaçlar da etki eden diğer faktörler olarak gösteriliyor.

Tinnitus’un her durumunda tedavisi farklı oluyor. Dolayısıyla uzman kontrolüyle gerçek nedenin tespit edildikten sonra uygun tedavinin yapılması önem taşıyor. Tinnitus, genellikle işitme sinirlerinin mikroskopla görülebilecek kadar küçük olan uçlarında meydana gelen hasarlardan ötürü gelişiyor. Bu sinir uçlarının sağlıklılığı doğru ve kesin duymayı sağlıyor ve bunlarda meydana gelecek bir hasar işitme kaybı ve Tinnitus’a yol açıyor. İlerlemiş yaşla birlikte sinir uçlarında bazı değişiklikler meydana geliyor ve Tinnitus ortaya çıkıyor.

YÜKSEK SESLE MÜZİK DİNLEMEK RİSKİ ARTIRIYOR
Tinnitus’un en sık rastlanan nedeni olarak yüksek sese maruziyet gösteriliyor.

Endüstriyel gürültü, yangın alarmları, yüksek sesle müzik dinlenmesi ve diğer gürültü türleri kulak çınlamasına ve işitme kaybına yol açabiliyor. Özellikle, gençlerin çok sık kullandığı stereo kulaklıklarla yüksek müzik dinlemek, olası riski daha da artırıyor.

TUZLU YİYECEKLERDEN UZAK DURULMALI
Kulak çınlamasının azalması için basit tedbirler alınması gerekiyor.

Bunun için yüksek sesli müziğe maruz kalmaktan kaçınılması, kan basıncının sürekli kontrol ettirilmesi, tuzlu yiyeceklerden uzak durulması isteniyor.

Ayrıca, sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigara tüketiminden uzak durulması, günlük egzersizlerle kan akımının düzene sokulması, gün içinde yeterince dinlenilmesi ve çok yorulmaktan sakınılması tavsiye ediliyor.

”QUANTUM LAZER TERAPİSİYLE YÜZDE 75’LİK BAŞARI”
Yakın zamana kadar tam çare bulunamaz ve hastalara bununla yaşaması önerilirken, artık yeni tedavi metodu ile sorun ortadan kaldırılabiliyor.

Prof. Dr. İrfan Devranoğlu, artık çeşitli testlerle sorunun nereden kaynaklandığının belirlenebildiğini ifade etti. Tanının konulmasının ardından ”Quantum Lazer” terapisiyle tedavi imkanı bulunabildiğini dile getiren Devranoğlu, ”Rusya’da bulunan ve Almanya’da geliştirilen yeni tedavi yöntemiyle son bir yıl içinde 2 bin 500 hastanın bin 800’ünde kesin sonuca ulaşıldı” dedi.

Devranoğlu’nun verdiği bilgiye göre, kulağa lazerle biyo-uyarıcı etki oluşturuluyor. Bu şekilde, soruna zemin hazırlayan karmaşık süreçleri, vücudun doğal yolla kontrol altına alması sağlanıyor.

Tedavi, çınlamanın şiddetine göre 12 seanslık lazer ve elektromanyetik dalgalardan oluşuyor ve yaklaşık 2.5 ay sürüyor. Tedavi ile hem hasar onarılıyor, hem de hücre yenilenmesi sağlanıyor.

Tinnitus Pen (Green Medical Laser) ile ise Tinnitus hastaları her gün 20 dakika 90 gün boyunca kendi kendilerine tedavi uygulayabiliyorlar. Tedavi ile birlikte hastalar için hazırlanmış özel diyete uyulması şart koşuluyor.

Yorum yapın