Yürüten robot Lokomat!

Bugün son hızla gelişen teknolojinin nimetleri sayesinde “robot bacaklar” tıpta rahatlıkla kullanılabiliyor.

Lokomat adlı “yürüyüş robotu” fizik tedavi sırasında yürüme yeteneğini kaybetmiş hastaları kısa sürede yürütmeyi başarıp hayata döndürüyor. İbrahim Tatlıses’in de bacaklarına takılarak yürüme kabiliyetini tekrar kazanmasını sağlayan Romatem Darüşşafaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi doktoru Ertunga Öney, 3 yıldır Türkiye’de sadece Darüşşafaka’da, 6 aydır ise Kocaeli ve Samsun’daki Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastaneleri’nde bulunan bu İsviçre malı son teknoloji robotun yürüme fonksiyonu bozulmuş bütün hastalarda rahatlıkla kullanılabildiğini anlatıyor. Özellikle beyin felci geçiren hasta grubu en çok yarar görenlerin başında geliyor. Bunun dışında başta trafik kazası olmak üzere, omurilik hasarına yol açan hastalıklar geçirenler ve spastik çocuklar “Lokomat”tan fayda gören diğer hastalar.!

Otomatik bir fonksiyon;

Dr. Öney, hastanın kaybettiği yürüme fonksiyonunun robotla tekrar nasıl kazandırıldığını şöyle açıklıyor:

“Yürüme fonksiyonu aslında beynimizde otomatik yapılan bir işlemdir. Biz adım atarken nasıl adım atacağımızı her seferinde düşünerek yapmayız. Bunu beynimiz her adım attığımızda otomatik ayarlar. Yürümenin hızı ve temposunu da biz kendimiz ayarlarız. Bu cihaz, bizim normalde yürürken yaptığımız hareketleri orijinalinde olduğu gibi birebir yaptırır. Böylece unutulmuş veya silinmiş olan “yürüme otomatik hareketi” robot tarafından beyne tekrar öğretilmiş olur. Tabii aynı zamanda omurilikte de bir hasar varsa, omurilikteki refleks merkezine de öğretilir. Çünkü özellikle beyin kaynaklı yürüme fonksiyon bozukluklarında hastalar yürüme hareketini kendi başlarına “yapabildikleri kadarıyla” öğrenirlerse, bozuk bir yürüyüş ortaya çıkar. Eğer hasta böyle bir robotu kullanmadan yürümeye kendiliğinden başlarsa, yürümesini sağlayacak pozisyona gelse dahi, normal bir yürüyüşten çok uzak, tamamen aksayan ve eklemleri zorlayan patolojik bir yürüyüş ortaya çıkar. İşte bu cihaz bunu engeller. Yürüyüş robotu beyne yürümenin normalini gösterir. Ayrıca beynin ve omurilikteki merkezlerin normal yürüyüş hareketlerini unutmasını engeller.”

İşgücünden tasarruf;

Cihazın bir başka mucizesi ise tedaviyi uygulayacak doktora ve hastasına hem zamandan hem de işgücünden tasarruf imkanı tanıması… Öney, “Bizim felçli bir insana yürüyüş egzersizi yaptırabilmemiz için en az 4 personele ihtiyacımız var ki, onda bile hareketleri dört dörtlük yaptıramazsınız. Ama bu robot sayesinde sadece 1 personelin hastayı cihaza (lift’e) bağlaması sayesinde hastaya dokunmadan, tamamen elektronik ortamda bu egzersizi 1 saat boyunca yaptırabilirsiniz. Hem hastanın hızlı bir şekilde egzersizini yapmasına imkan verir hem de hasta yorulmaz.

Gülümseme büyük olmalı;

Hastanın robotla yaptığı her hareket bilgisayarlı sistem tarafından grafik olarak kaydediliyor. Bir önceki egzersizde ne yaptığı, bir sonrakinde nasıl ilerleme kaydettiğini mukayese ediliyor. Hastalara genellikle başlangıçta 14 seanstan oluşan iki haftalık bir tedavi periyodu uygulanıyor. Ortalama 3-4 haftalık bir tedavi sonunda yürüme fonksiyonu ile ilgili ilk iyileşmeler ortaya çıkıyor. Ayrıca hasta da karşısındaki ekrandan hareketi doğru yapıp yapmadığını geribildirim olarak algılayıp daha iyisini ve daha doğrusunu yapmak için kendini de geliştirmeye çalışıyor. “Ekrandaki gülümseme” ne kadar büyükse hareketi o kadar doğru yaptığını anlıyor. Ayrıca “robot bacakların” tedavide kullanılması hareketsizliğe bağlı eklem kireçlenmelerini engelleyerek eklemlerin hazır hale gelmesine yardımcı oluyor. Bunun dışında felçli hastalarda oluşan aşırı kasılmaların gevşemesini de sağlıyor. Öney, “Robot, felçli hastalarda çok sık görülen bağırsak hareketlerinde azalmaya bağlı kabızlık gibi sıkıntıların çözülmesine de yardımcı olur. Asıl önemli olan ise tabii ki hastanın olması gereken yürüyüş hareketlerini beyin ve omurilik tarafından yapılması için gerekli altyapıyı tamamen hastaya geri verir” diyor.

Uzayıp, kısalabiliyor;

Robotun bacakları ihtiyaca göre uzayabiliyor da, kısalabiliyor da… Öney, “Bu cihazı maksimum 2.10 metrelik insanlar kullanabiliyor. Burada bizim için önemli nokta boydan ziyade kalça ile diz eklemi arasındaki mesafe. Çünkü robotun en önemli yeri olan motoru orada. Bacakları büyütme konusunda bir sıkıntımız yok. Esas sorun boy küçüldükçe, özellikle de kalça ve diz arasındaki mesafe 70 cm’in altına indiği zaman küçültme imkanının olmaması. Bu cihaz için minimum bacak uzunluğu 70 cm olması lazım. Bacak uzunluğu 70 cm’den daha düşük olan kişilerde cihazın çocuk modellerini kullanıyoruz. Ağırlık olarak ise en fazla 160 kiloluk bir hastayı taşıyabiliyor” diyor.

Her hastanın gücü farklı;

Cihazın bir lift’i (hastanın asılarak cihaza bağlandığı askı) var. Hasta bu lift sayesinde zaten ‘yerçekimsiz ortamda’ gibi hissediyor. Bacaklarında hiç hareket olmasa bile, bütün yükünü bu taşıyıcı sistem alıyor. Robot bacaklarda bilgisayara bağlı motorlu bir elektronik bir sistem var. Motor yürüme hareketinin yapabilmesi için eksik olan o kas gücünü ortaya çıkarıyor. Böylece yürüyüş bandı üzerinde hasta doktorun programladığı şekilde normal yürüyüşünü yapmış oluyor. Lift sistemi, hastanın ağırlığı kaç kiloysa, o ağırlığı sıfırlıyor. Öney sistemin çalışma prensibini şöyle anlatıyor:

“Her hastanın yürümek için fonksiyonel gücü farklı. Hastanın mevcut gücünü koruyarak hareketin ne kadarının makinenin yapmasını istiyorsak bilgisayarı ona göre programlıyoruz. Hasta yapabildiği kadarını kendisi yapıyor. Yapamadığı noktadan itibaren de cihazın elektronik sistemi devreye girerek motorlara güç veriyor ve hastaya hareketin doğru yapılmasını öğretiyor.”

Kişinin kendi katılımı önemli;

Lokomat’ın rehabilitasyon uygulamalarında tedavinin bir parçası olduğuna dikkat çeken Ertunga Öney, “Rehabilitasyon tedavisi bir bütündür. Bunun dışında bu hastalar klasik fizyoterapi uygulamalarına da devam ederler. Havuz terapi tedavisine girerler. Cihaz takılması gerekiyorsa, ‘ortez’ veya ‘protez’ denilen cihazlar takılır. Kol ve el fonksiyonlarında bir kısıtlılık varsa, diğer fizyoterapi uygulamaları da yapılır. Robot, sadece yürümeyle ilgili fonksiyon bozukluklarında kullanılan bir cihazdır. Cihazın hastaya yüzde 100 yürüme fonksiyonunu geri kazandıracağının bir garantisi yok. Çünkü hastalığın ağırlığına göre her hastanın fayda görme ihtimali değişiyor. Bazı hastalarda yürüme fonksiyonu hiç oluşmasa dahi, biz psikolojik anlamda hastanın tedaviden uzaklaşmasını, depresyona girmesini engellemek için de bu cihazı kullanıyoruz. Çünkü hasta o zaman kendisinin aynada yürüdüğünü gördüğü için tedaviye katılımı artıyor. Hareketi bir yapacaksa 10 defa yapıyor. Rehabilitasyonda kişinin kendi katılımı da çok önemli.”

Lokamat adlı robot, insan bacağının yürüme sırasında yaptığı bütün eklem hareketlerini birebir yapabiliyor. Dizi bükmek, ayak bileğini yukarıya doğru çekmek, kalçayı bükmek, daha sonra tekrar ayağı düz uzatmak, kalçayı tekrar geriye doğru çekmeyi sağlıyor. Yani bir insanın yürürken yaptığı kalça, diz, ayak bileği hareketleri neyse, normalde yürürken olması gereken adım açısı kaç dereceyse, bunları hesaplıyor. Öney, Darüşşafaka’da kullanılan yürüme bandının düz olduğunu ama cihazın daha gelişmişlerinde yokuş aşağı ya da yukarı modellerinin de olduğunu vurguluyor. Robotun değeri ise 350 bin Euro… Öney, benzeri robotun kol işlevini gören modelini de yakında Türkiye’ye getireceklerini sözlerine ekliyor.

Yürüyüş bandı hastaya göre ayarlanıyor;

Cihaz hastanın yürüme potansiyeline göre ayarlanıyor. Hastanın yürüme fonksiyonları iyiyse daha hızlı çalıştırılıyor. Hastanın yürümesi yeterli düzeyde değil ve zamana ihtiyacı varsa, bilgisayar ayarlanarak yürüyüş bandının hızı yavaşlatılıyor.

İnsan vücuduna monte edilen modeller geliyor;

“Lokomat” adlı yürüyüş robotunun insan vücuduna takılan modelleri de pek yakında piyasaya sürülmeye hazırlanıyor. Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkum insanları ayağa kaldıracak gelişmiş robot bacakların “prototipleri” şu anda insanlar üzerinde deneniyor.

Öney, bu konuda şu bilgileri veriyor:

“Pek yakında hiç yürüyemeyen, tekerlekli sandalyeye mahkum insanlar için de geliştirilme aşamasında olan cihazlar piyasaya sürülecek. Biz bu cihazları da takip ediyoruz. Japonya’da, ABD’de ve İsrail’de var. Japonya’daki bu yılın sonuna doğru piyasaya çıkacak. Bunlar kişiye özel, daha küçük, bilgisayarlı komponentleri daha basit, insan vücuduna bir iskelet gibi monte edilmiş, bacak hareketlerini, oturmayı kalkmayı program halinde yaptırabilen cihazlar… Bu yılın sonunda veya önümüzdeki yıl bunları piyasada görebileceğiz. Bir insan için bağımsızlık çok önemli. Kendi işini gücünü kendisini yapması, alışverişe kendi başına gitmek, kendi bakımını kendisinin yapabilmesi çok önemli ihtiyaçlardır. Bunu kaybetmeyen bilmez. Ama bu cihazlar bunu ne derece verecek, onlarla merdiven de çıkabilecekler mi, bunu yakında görülecek…”

Yorum yapın